Açıklama
Bütün bildiğiniz tarih bir yalan olabilir mi?
Akademisyen Mahir Kara, kadim medeniyetlerin izlerini sürdüğü Harput’taki arkeolojik kazı çalışmalarını yürütürken, kendisini beklenmedik bir sır ağının içinde bulur. Eski bir sahaf dükkânında karşılaÅŸtığı gizemli bir el yazması ve eline tutuÅŸturulan tuhaf bir taÅŸ, Mahir’i binlerce yıllık bir bilmecenin kapısına sürükler. Bu bilmece, Anadolu’nun derinliklerinden baÅŸlayıp, Göbeklitepe’den Mısır Piramitlerine uzanan, insanlık tarihinin en büyük sırrını saklamaktadır.
Mahir, eski aşkı Mısır hiyeroglif uzmanı Esma Çınar ile yeniden bir araya geldiğinde, peşinde oldukları sırrın sadece akademik bir keşif değil, aynı zamanda kendi soylarıyla bağlantılı tehlikeli bir miras olduğunu fark eder. Karşılarında ise, kadim bilgiyi kontrol etmeyi amaçlayan, gölgelerde saklanan güçlü bir örgüt olan Gözcüler durmaktadır.
Tarihin akışını deÄŸiÅŸtirecek bu sır, Harput Kalesi’nin derinliklerinde, Ejderha Taşı’nın altında mühürlenmiÅŸ kaotik bir geçide iÅŸaret etmektedir. Mahir ve Esma, bilimin sınırlarını aÅŸan bu kadim savaÅŸta, Gözcülerin manipülasyonları ve Hızır Baba gibi sır taşıyıcılarının uyarıları arasında bir seçim yapmak zorundadır: GerçeÄŸi ortaya çıkarmak mı, yoksa dünyayı bilinmeyen bir felaketten korumak için sırrı sonsuza dek gömmek mi?
Zaman daralırken ve yeraltındaki geçitler açılırken, ikilinin vereceği karar, sadece kendi hayatlarını değil, tüm insanlığın kaderini yeniden yazacaktır. Gerçeklik kaymasının yaşandığı bu yolda, kime güveneceğinizden asla emin olamayacaksınız.




