Açıklama
“Siz hiç yanan bir hamamböceÄŸinin çığlığını duydunuz mu?”Volkan Dramalı için “Asiye” bir isimden fazlasıydı; o, çalınmış bir geleceÄŸin, ilmek ilmek örülmüş bir ihanetin ve kaçtıkça çarpılan bir kaderin adıydı.İstanbul’un varoÅŸlarından ODTÜ’nün rasyonel ışığına, Palandöken’in dondurucu koÄŸuÅŸlarından YeÅŸilyurt Hava Harp Okulu’nun vakur nizamiyesine uzanan bir baÅŸarı destanı, nasıl olur da üç kibrit kutusuna sığan bir cinnete dönüşür? Zekâsı madalyası olan baÅŸarılı bir psikolog, nasıl olur da kendi uzmanlık alanının en karanlık koridorunda, Bakırköy’ün o dezenfektan kokulu odalarında bir “vaka” olarak uyanır?Bu hikâye, baÅŸkalarının zihnindeki en karmaşık düğümleri çözen, ruhun en mahrem dehlizlerinde elinde fenerle dolaÅŸan bir ruh mimarının, kendi inÅŸa ettiÄŸi labirentin duvarları arasında mahkûm kalmasının hikâyesidir. Uzmanlığı ‘insan’ olan bir psikoloÄŸun, kendi insanlığından nasıl trajik bir vakaya dönüştüğünün; baÅŸkasının yarasını saran ellerin, kendi kalbindeki o derin yarayı neden dikemediÄŸinin sarsıcı bir otopsisidir.Bakırköy’ün yankılı duvarları arasında, Psikiyatri ve Psikolojinin ÅŸefkatli dokunuÅŸunun el ele verdiÄŸi bu eÅŸsiz arınma yolculuÄŸunda, Prof. Dr. Umur Bey’in kelimeleri bir maymuncuk gibi kullanarak açtığı bu ‘Kara Kutu’, size sadece dağılmış bir benliÄŸin dökümünü sunmuyor. Aksine; notalar ve kitaplar arasından süzülen bir ruhun, kendi zihninin enkazından bir anka kuÅŸu gibi nasıl ilmek ilmek yeniden doÄŸduÄŸuna ve o sarsıcı varoluÅŸ mücadelesine tanıklık etmenizi saÄŸlıyor.Sahi, bir psikoloÄŸun canı ne zaman daha çok yanar? DelirdiÄŸinde mi, yoksa deliliÄŸi bilimsel bir deneye dönüştüğünde mi?ASİYE, bir psikoloji vakasından çok daha fazlası; bastırılmış bir öfkenin, sessizliÄŸe mahkûm edilmiÅŸ bir dâhinin ve her ÅŸeye raÄŸmen ayaÄŸa kalkan yaralı bir ruhun sarsıcı manifestosu…Hazır mısınız? Zihnin en derinlerinden, o karanlık dehlizlerinden gelen bir haber var. Ve o haberin, Volkan’ın ruhuna mühürlenen tek bir adı var:A S İ Y E.




