Açıklama
Sanat, doğanın basit bir taklidi mi, yoksa zihnin özgür bir inşası mıdır?
Binlerce yıldır süregelen “mimesis” yani yansıtma geleneÄŸinin ötesinde, sanatçının zihninde kopan fırtınalara tanıklık etmeye hazır mısınız? Fatih Oto, Sanatta Tasarımsal Düşünce ve Felsefi EleÅŸtiriler ile okuru, tuvalin ve metnin görünen yüzeyinden alıp, eserin yaratıldığı o karanlık ve muazzam atölyeye, yani “insan zihnine” davet ediyor.
Bu kitap, sanatın sadece ilhamla gelen bir “an” deÄŸil; mantık, epistemoloji ve etiÄŸin iç içe geçtiÄŸi bir “tasarım refleksiyonu” olduÄŸunu iddia ediyor. Aristoteles’in kategorilerinden Hegel’in diyalektiÄŸine, Kant’ın estetiÄŸinden modern çağın karmaşık mantığına uzanan bu yolculukta; sanatın doÄŸa yasalarından ayrılıp nasıl özerk bir “fail” haline geldiÄŸini keÅŸfedeceksiniz.
Klasik mantığın “A, A’dır” diyen duraÄŸanlığından, diyalektiÄŸin “hem var hem yok” diyen çeliÅŸkili ve yaratıcı dünyasına geçiÅŸ… Yazar, felsefe tarihinin devleriyle hesaplaşırken, sanatın aslında bir “steril ameliyat odası” gibi hayatı enfekte eden sıradanlıktan arındırma iÅŸlemi olduÄŸunu gözler önüne seriyor.
Elinizdeki eser, sadece bir sanat kuramı kitabı deÄŸil; aynı zamanda düşüncenin, inancın ve varoluÅŸun estetik bir arkeolojisidir. Bakmak ile görmek, taklit etmek ile tasarlamak arasındaki o ince çizgide yürümeye cesareti olanlar için…
“DoÄŸa zorunluluÄŸu, sanat ise özgürlüğü temsil eder.”




